Üyelik Başvurusu

Kullanıcı Adı

 

Şifre

 

Şifremi Unuttum
  1. Üyelik Avantajları Nelerdir?


  1. E-bülten Servisi
  2. Benim Sayfam

İç Piyasalar
Gizle Kapat

19.05.2012 Cumartesi

ULUSAL-100 55.073
Dolar 1,8350
Euro 2,3430
Parite 1,2778
Altin 94,3000
O/N Repo 9,9200
5 dakikada bir güncellenmektedir.
TCMB Döviz Kurları
Gizle Kapat
Alış Satış
Dolar 1.8236 1.8324
Euro 2.3158 2.327
Sterlin 2.8814 2.8965
Döviz Kuru Arşivi için tıklayın
ÜFE & TÜFE Endeksleri
Gizle Kapat

Türkiye İstatistik Kurumu ÜFE ve TÜFE Endeksleri

(2003 = 100 Bazlı) Nisan 2012 ÜFE
önceki aya göre: % 0,08 önceki yılın aynı ayına göre: % 7,65

Nisan 2012 TÜFE
önceki aya göre: % 1,52
önceki yılın aynı ayına göre: % 11,14

ÜFE & TÜFE Endeks Arşivi


  1. Yazdır
  2. Arkadaşıma Gönder

 Kredi Krizinin Ötesi: Yatırım Yönetimi Sektörü Üzerindeki Etkisi ve Alınan Dersler 

Arama

 

 01.07.2008 

 
KPMG tarafından Economist Intelligence Unit ile birlikte hazırlanan bu rapor, fon akışlarının, getirlerinin ve yatırım yöneticilerinin repütasyonlarının son 12 ayda kredi krizi ve ekonomik koşullardan nasıl etkilendiklerini...

KPMG tarafından Economist Intelligence Unit ile birlikte hazırlanan bu rapor, fon akışlarının, getirlerinin ve yatırım yöneticilerinin repütasyonlarının son 12 ayda kredi krizi ve ekonomik koşullardan nasıl etkilendiklerini detaylı bir şekilde incelemektedir.
Rapor kredi krizi neticesinde oluşan zorluklar ışığında yatırım yönetimi şirketlerinin artan karmaşık yapıdaki yatırım araçlarını ve adapte oldukları stratejileri nasıl nasıl yönettiklerini araştırmaktadır.

Kredi krizinin şoku, yatırım yönetimi sektöründeki önemli beceri boşluklarını açığa çıkardı…
KPMG tarafından dünya çapında gerçekleştirilen ve Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmanın sonuçları; fon yönetim şirketlerinin beceri, deneyim ihtiyaçları, risk yönetimi süreçleri ve kurumsal yönetim yapılarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
KPMG tarafından dünya çapında yatırım yönetimi sektöründe gerçekleştirilen, Türkiye’deki fon yönetim şirketlerinin de dahil olduğu “Kredi Krizinin Ötesi: Yatırım Yönetimi Sektörü Üzerindeki Etkisi ve Alınan Dersler” adlı son araştırmaya göre, fon yöneticileri, karmaşık yapıdaki finansal yatırım araçlarının kullanımı için gerekli bilgi seviyesini ve artan talebi karşılayabilmek amacıyla uygun yetenekleri istihdam etmeye ve elde tutmaya çalışıyor.

Zira araştırmada, karmaşık yapıdaki finansal yatırım araçlarının kullanımının arttığı görülse de, (araştırmaya katılan geleneksel fon yönetim şirketlerinin yüzde 57’si, portföylerinde türev araçları kullandıklarını belirtmiştir), araştırmaya yanıt veren fon yöneticilerinin yüzde 50’si, kendi şirketlerinde, yatırım yaptıkları karmaşık yapıdaki finansal yatırım araçlarına ilişkin gerekli deneyime sahip uzman kadronun bulunmadığını itiraf etmiştir.

KPMG Yatırım Yönetimi Sektörü Avrupa Başkanı Tom Brown konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Çalışanların beceri setleri, sektörde giderek artan bilgi seviyesine ayak uydurmaya çalışıyor. Bu firmalar, “körü körüne hareket etmeye” artık devam edemez. Yatırım bankalarındaki deneyimli çalışanların, yatırım yönetimi şirketlerine transfer edilmesi bu sorunu çözebilecek .”

Kurumsal yatırımcılar, en büyük riski kendilerinin taşıdığını ifade etseler de, bu araçlara yatırım yapan her üç kurumsal yatırımcıdan biri, şirketlerinin bu konuda gerekli deneyime sahip olmadığını belirtiyor.

Genel olarak bakıldığında, KPMG’nin yaptığı bu araştırma fon yönetimi sektörü kredi krizinden sonra büyük bir değişim geçiren yeni iş ortamına ayak uydurabilmek için büyük bir zorlukla karşı karşıya bulunuyor ve artık beceri eksikliklerinin yanı sıra risk yönetimi süreçleri ve kurumsal yönetim yapıları üzerinde de odaklanması gerekiyor.

KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Başkanı Özkan Genç konuyla ilgili şunları söyledi: “Şimdiye kadar, kredi krizinin etkilerini en çok bankalar hissetmişti, ancak bu yeni araştırma, fon yönetimi sektörünün de krizden ciddi oranda etkilendiğini ve bunun yalnızca performans açısından olmadığını gözler önüne seriyor. Sektörün bir an önce kâr ve zararını hesaplaması ve kredi krizinin yarattığı sorunlara bir an önce gerçekçi ve pratik yöntemlerle yanıt vermesi gerektiği bu araştırmayla ortaya çıkmıştır. Yapmış olduğumuz araştırma artık harekete geçme zamanının geldiğini açıkça göstermektedir.”

Ancak fon yönetimi firmaları da boş durmuyor. Araştırmaya göre bu firmaların çoğu, şirket içi süreçlerinde ve kontrollerinde değişiklikler yaparak yeni ortama şimdiden yanıt vermeye başladı. Araştırmaya katılan on şirketten dördü, son iki sene içerisinde risk çerçevelerini resmileştirdiğini belirtirken yine benzer sayıda şirket, bunu önümüzdeki iki sene içerisinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

KPMG tarafından gerçekleştirilen araştırma, güvenilirliğin yeniden sağlanabilmesi için karmaşık yapıdaki ürünlerin nasıl işlediği konusunda paydaşların eğitimine daha çok önem verilmesi gerektiğini ve kurumsal yönetim konularında yatırımcıların daha fazla güvence vermesinin şart olduğunu ortaya koydu. Araştırma ayrıca değerleme yöntemlerinin ve kurumsal yönetim düzenlemelerinin şirketler tarafından çoktan ele alındığını ya da bu konuların, şirketlerin önemli bir kısmı için en önemli gündem maddesi haline geldiğini göstermektedir.

KPMG Ortaklarından Yatırım Yönetimi Küresel Başkanı Dave Seymour, şunları ifade etti: "Yatırımcıların güveni derinden sarsıldı ve riske olan iştahları kapandı. Yatırımcıların “teknolojik köpük” dönemi (tech bubble) yüzünden aldığı yaraların üzerinden henüz çok zaman geçmedi ve bu nedenle anılar hâlâ taze. Fon yönetimi sektörünün, kökten değişen bu ortama ayak uydurabildiğini kanıtlayabilmesi için, beceri setlerini iyileştirerek, risk yönetimini sıkılaştırarak ve kurumsal yönetim ile şeffaflık alanlarında sektördeki en iyi uygulamaları hayata geçirerek işleyiş biçimini büyük bir titizlikle gözden geçirmesi gerekmektedir.”

Araştırma, küresel fon ve yatırım yönetimi sektörü üzerinde 57 ülkedeki 333 üst düzey yönetici ile gerçekleştirildi. Coğrafi olarak, katılımcıların yüzde 31’i Kuzey Amerika’da, yüzde 29’u Batı Avrupa’da, yüzde 23’ü ise Asya Pasifik’te yer alırken Türkiye’nin de dahil olduğu geri kalan yüzde 17’si ise diğer bölgelerden geliyor.

Araştırma, Mart - Nisan 2008 tarihleri arasında gerçekleştirildi ve araştırmaya kurumsal yatırımcılar, özel sermaye fonları, hedge fonları, gayrimenkul fonları ya da fon veya yatırım yönetimi firmalarında görevli çalışanlar katıldı. Araştırmaya katılanların yüzde 23’ünün varlıklarının toplam değeri, en az 50 milyar Amerikan Doları iken, yüzde 58’inin toplam varlık değeri en az 1 milyar Amerikan Dolarıdır.

Araştırmaya katılanlar, ilgili şirketlerde üst düzey konumlarda yer almaktadır: Katılımcıların yüzde 41’i C bandındaki yöneticileri, yüzde 35’i Kıdemli Başkan / Başkan veya Direktör pozisyonlarını temsil etmekte veya Bölüm Başkanı ya da Departman Başkanı olarak görev yapmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına ek olarak, Economist Intelligence Unit tarafından kıdemli varlık yöneticileri, hedge fonları ve sektör uzmanları ile çok sayıda kapsamlı görüşme gerçekleştirdi.

Raporun ingilizcesine ulaşmak için tıklayınız

 


  1. Yazdır
  2. Arkadaşıma Gönder